ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

3 yaşındaki Aras


Aras Sönmez, 10 Ocak’ta boğaz ağrısı ve soğuk algınlığı şüphesiyle ailesi tarafından özel hastaneye götürüldü. Soğuk algınlığı teşhisi konulup, ilaç verilerek eve gönderilen Aras Sönmez, gece tekrar rahatsızlanınca, Etlik Şehir Hastanesi’ne götürüldü.Yoğun bakıma alınan Aras Sönmez, 11 Ocak günü öğle saatlerinde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.‘SOĞUK ALGINLIĞI DEDİLER’ Aras’ın babası Oğuz Buğrahan Sönmez, önce soğuk algınlığı şüphesi ile doktora başvurduklarını belirterek, “Doktorumuz, hafif boğazının kızarık olduğunu, normal soğuk algınlığı olduğunu söylemişti. Ona göre ilaçları verdi. Biz de kullanmaya devam ediyorduk. O gece de her zaman olduğu gibi rutinlerimizi yerine getirdik. Çizgi film izledik, oyun oynadık. Uyuduktan sonra lenflerinin şişmesi ile beraber biz kabakulaktan şüphelendik. Çünkü daha önceden bir rahatsızlığı yoktu. Sonrasında saat 05.00 gibi uyandığında burnunun morardığını gördüğümüzde apar topar menenjit şüphesi ile Etlik Şehir Hastanesi’ne gittik” dedi.‘STREP A B-A-KT-ERİSİ OLDUĞUNU SÖYLEDİLER’ Etlik Şehir Hastanesi’nde doktorların da önce menenjitten şüphelendiğini sonra ‘b-ak-teri olabilir’ dediklerini anlatan Sönmez, şöyle konuştu:“Damar yolundan antibiyotik tedavisine başladılar; ama ne ile mücadele ettiklerini bilmiyorlardı. Yoğun bakıma kaldırdılar. Yoğun bakımda biraz süre geçtikten sonra durumunun kritik olduğunu söylediler. Kalbinin kan pompalamayı durdurduğunu, tansiyon alamadıklarını ve son bir yaşama şansının olduğunu; cihaza bağlayıp kanı çevirmek için müdahale edeceklerini söylediler. Biz de gerekli imzaları verdik. O-per-asyon bitti, ondan sonra trombosit istediler bizden kanı temizlemek için, onu bulduk. Ondan sonra da gece 12.00 gibi artık çocuğumuzun vefat haberini aldık. Sonra tanıyı söyleyemediler bize. Önce ö-lü-m raporunda ‘belirlenemeyen bir virüsün hızla yayılmasından dolayı doğal ö-l-üm’ dediler. Ertesi gün defnettiğimizde Strep A bakterisi olduğunu söylediler.”Oğuz Buğrahan Sönmez, Aras’ın 9 aylık kız kardeşinin olduğunu ve doktorların ondan da şüphelendiğini belirterek, “Ona ‘koruyucu aşı yapalım’ dediler. Damar yolundan bir antibiyotik verdiler. Sonra bir saat de hastanede beklettiler. Bulaşıcı oldu mu olmadı mı kontrol ettiler. Çünkü aynı odada uyuyorlardı. Onun sonrasında da bir şey çıkmadı” dedi.‘C-OV-ID-1-9 ÖNLEMLERİ SA-LGINI ÖNLEDİ’ Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Tutku Taşkınoğlu, Strep A’nın halk arasında beta enfeksiyonu olarak bilinen bak-teri türü olduğunu söyledi.Taşkınoğlu, Strep A enf-eksiyonun yeni bir en-feksiyon olmadığını, yıllardır mücadele edilen bir bakteri türü olduğunu belirterek, “Aslında 2014 yılından beri bu bakteri türünün bir salgın yapmasını bekliyorduk. Özellikle İngiltere’de 2018’de ‘kızıl salgını’ yapmıştı. Ciddi bir s-al-gın bekliyorduk; fakat C-ov-id-19 pandemisi nedeniyle alınan önlemler streptokok enf-eksiyonun da oluşmasını engelledi. Onun bir salgın haline gelmesini engelledi. Ne yazık ki, pandemi önlemleri ortadan kalkınca bakteri kendine bir alan buldu ve şu an ciddi bir salgın yaşıyoruz, Strep A enfe-ksiyonunu görüyoruz. Diğer üst solunum enfeksiyonlarından farklı bir ba-kteri. Vi-rüs değil, bir ba-kteri ile mücadele ediyoruz. O yüzden elimizde antibiyotik gibi bir s-il-ahımız var. Tanısı konursa, antibiyotik ile rahatlıkla tedavi edebildiğimiz bir bakteri ile karşı karşıyayız” diye konuştu.‘Ö-LÜ-MLER GÖRÜLEBİLİR’ Taşkınoğlu, Strep A’nın kendine fırsat bulduğunda enf-eksiyona neden olacağına dikkat çekerek, şöyle konuştu:“Ba-kteri kendine daha da fırsat bulursa bu enfeksiyonu ilerletip, daha ciddi enfeksiyonlara neden olabiliyor. Alt solunum yolunu, cildi enfekte edebiliyor hatta daha da ilerleyip ‘et yiyen bak-teri’ diye tabir edilen görüntüye sebep oluyor. Hatta kanda yerleşik tabloya sebep olursa ‘toksik şo-k sendromuna’ neden oluyor. Bu komplikasyonların sonucu da ö-l-ümle seyredebilen ciddi en-feksiyonlar olarak kabul ediliyor. Aslında bu enfeksiyonlar 100 binde 1 ancak görülür, çok sık görülen enfeksiyon değil; ancak vaka sayısı arttıkça tabii ki komplikasyon riski de artıyor. O yüzden de daha sık ö-lü-mler görülebilir. İngiltere’de 2014 yılından beri ciddi bir salgın bekleniyordu. 2020’de bu sa-lgın biraz ötelendi; şimdi onu yaşıyorlar. Sadece İngiltere’de değil başka ülkelerden de mesela Kanada’dan ö-l-üm haberleri alıyoruz.”Kaynak: Cumhuriyet

Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

error: Content is protected !!