ALTIN 459,83
DOLAR 7,7642
EURO 9,4510
BIST 10,4655
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu

Minik Leyla davasında


Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne dair yargılanan 7 sanıktan amca Yusuf Aydemir “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “cebir ve hile ile kişiyi Hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutuksuz yargılanan 6 sanık ise delil yetersizliğinden beraat etti.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, Nihat ve Şükran Aydemir çiftinin kızları Leyla’nın ölümüne dair tutuklanan amca Yusuf Aydemir, Elazığ’daki cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracığıyla katıldı.

Duruşmada, tutuklandıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Nihat Aydemir’in kuzeni M.A. Aydemir, tutuksuz sanıklardan M. Aydemir ile Y.A, eşi A.A, B.D. ve eşi H.D. ile taraf avukatları hazır bulundu.

Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) Genel Başkanı Saadet Özkan’ın da izlediği duruşmaya, minik Leyla’nın babası Nihat ve annesi Şükran Aydemir ise güvenlik gerekçesiyle katılmadı.

Polislerce duruşma sebebiyle adliye içi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle davanın tarafları dışında salona sınırlı sayıda kişinin alındığı ve SEGBİS sistemindeki yoğunluk bundan dolayı öğleden sonra başlayan duruşmada, sanıklar ile taraf avukatlarının beyanları alındı.

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Yusuf Aydemir, Cumhuriyet savcısının önceki duruşmada mahkemeye sunmuş olduğu esas ile ilgiliki mütalaayı kabul etmediğini belirterek, “Suçum, günahım yok. Adalete, devlete sığınıyorum. Bu süreçte ailem Kovid-19’a yakalandı, perişan haldeler. Suçsuzum, beraat ve tahliyemi talep ediyorum.” dedi.

Tutuksuz sanıklardan M.A. Aydemir de suçu olmadığını ve mütalaaya katılmadığını dile getirerek, “Benim de çocuklarım var, aile babasıyım. Nihat Aydemir ile 18 gün boyunca kaybedilen kızını aradık. Aramızda husumet yoktur. Böyle bir şey yapmam için bir nedenim de bulunmamaktadır.” şeklinde konuştu.

Sanık A.A. da 3 çocuk annesi olduğunu, bu suçla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, böyle bir şey yapmasının mümkün olmadığını ve iftiraya maruz kaldığını iddia etti.

Diğer sanıklar da yaptıkları savunmalarda, atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraat isteğinde bulundu.

Karar
Müşteki ve sanık avukatlarını dinleyen mahkeme kurulu, sanıkların son sözünü söylemesinin sonrasında davayı karara bağladı.

Heyet, 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in amcası Yusuf Aydemir’i, “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “cebir ve hile ile kişiyi Hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet ilaveten diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D. ve M. Aydemir, M.A. Aydemir ve A.A’nın ise delil yetersizliğinden beraatine hükmetti.

Duruşmanın sonrasında bazı tutuksuz sanıklar ile yakınları, adliye çıkışında dışarıda bekleyen polisler ile basın mensuplarına reaksiyon gösterdi.

“AİHM’e kadar gideceğiz”
Kararın sonrasında Leyla Aydemir’in ailesinin avukatı Erdoğan Tunç, UCİM Genel Başkanı Saadet Özkan ile Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan ve diğer avukatlar adliye önünde basın açıklaması yaptı.

Tunç, yaptığı açıklamada, karar sebebiyle hüsrana uğradıklarını belirterek, “Defalarca eksik tahkîkat yürütüldüğünü, tahkîkatnın ve kovuşturmanın genişletilmesi gerektiğini, sanıklar ile ilgili yeterli düzeyde HTS ve telefon dinlemelerine bakılması gerektiğini ifade ettik.” şeklinde konuştu.

Davayı temyiz edeceklerini söyleyen Tunç, “Şunu sormak istiyorum, madem bunlar beraat etti. Madem bunlar suçsuz, o zaman kim bu Leyla’nın katili, kimler yaptı? Neden bu ortaya çıkmadı. İki buçuk yıldır bu yargılama saman altından hangi suyu yürütüyor biz anlamış değiliz. Süreci esefle kınıyorum. Yargılamanın ileri ki aşamasında istinafta ve yargıtayda gerekli prosedürleri yapacağımızı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) kadar gideceğimizi kamuoyunun bilgisine arz ederim.” dedi.

Özkan da bir çocuğun canice katledildiği olaya dair davayı yakından takip ettiklerini hatırlattı.

Mahkemenin 6 tutuksuz sanık için verdiği beraat kararına itiraz edeceklerini ifade eden Özkan, “Biz bugün adaletin tecellisini göremedik. Çocuğu katleden bu vicdansızlar bugün beraat etti. Fakat istinaf sürecinde şikayetimizi yerine getireceğiz. Katile yardım edenların da cezalandırılmasını istiyoruz. Çocuklar vatandır diye çıktığımız bu yolda Leyla’yı katledenlerden hesap sormak için bir üst mahkemede gereğini yapacağız. Şu anda Leyla için adalet tam anlamıyla yerini bulmadı. Yerini bulması için mücadeleye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Ceylan ise kararın kendilerini tatmin etmediğini, konuyu istinaf mahkemesine götüreceklerini ve davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını dile getirdi.

Duruşmanın sonrasında bazı tutuksuz sanıklar ile yakınları, adliye çıkışında dışarıda bekleyen polisler ile basın mensuplarına reaksiyon gösterdi.

İddianame ve mütalaadan
İddianamede, Leyla Aydemir’in ölümüne dair 7 sanık ile ilgili “çocuğa veya beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan şahsa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “iştirak durumunda kişiyi Hürriyetinden yoksun kılma” suçundan dava açılmıştı.

Cumhuriyet savcısı, esas ile ilgiliki son mütalaasında ise tutuklu sanık Yusuf Aydemir, M.A. Aydemir ve B.D. ile ilgili, fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek “çocuğa veya beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan şahsa karşı kasten öldürme” ve “iştirak durumunda kişiyi Hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 4 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istemiş, Y.A. ve eşi A.A’nın da “aynı suçlara yardım etme iradesiyle hareket etmekten” müebbet hapis ve 2 yıldan 7 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.

Baba Nihat ve anne Şükran’ın yargılama aşamasında şikayetlerinden vazgeçmelerine rağmen 5 sanığın üzerlerine atılı suçların şikayete bağlı olmadığı, resen harekete geçilerek soruşturulan ve kovuşturulan suçlardan olduğuna işaret edilen mütalaada, amca M.A. ve H.D’nin atılı suçu birçok şüpheden uzak biçimde somut verilerle işlediklerini gösteren net deliller bulunmadığından beraatlerine karar verilmesini talep etmişti.

Savcı ilaveten mütalaasında Yusuf Aydemir’in tutuklanmasını, diğer sanıklar M.A. Aydemir, B.D, A.A. ve Y.A’nın hükmen tutuklanmalarını istemişti.

Minik Leyla’nın cesedi 18 gün sonra bulunmuştu
Ağrı’da 15 Haçünkün 2018’de Ramazan Bayramı bundan dolayı ailesiyle dedesine ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybedilen 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in bulunması için çalışma başlatılmıştı.

Çalışmalar kapsamında ekiplerce bölgedeki dere yatakları, sazlık alanlar, otla kaplı araziler, köydeki metruk yapılar, tandır evleri, ahır ve çocuğun gidebileceği tüm alanlar, kadavra köpekleri de kullanılarak aranmıştı.

Leyla Aydemir’in cesedi, kaybolduktan 18 gün sonra köye 2 kilometre mesafede, şehir merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, bedeninde darp veya yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.

Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.