ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu

Ya Uyusaydık Ya da Evde Olmasaydık


çocuklar yapışmaz mı evdeki peteklere. Eşimde şaşırdı ama çocukların yanakları kıpkırmızı. Anladım bu masumlar üşümüşler. Eşime göz kırptım, diğer odaya geç der gibi yaptım. “Hayırdır Fatma abla anlat bana” “Çok hasta oldum. Bir haftadır çalışamadım. Bu kış odun kömür de alamadım. Düşündüm, bu sene de elektrikli soba ile ısınalım. Ama hasta olunca para da kazanamayınca kesilmiş bugün elektrik. Hava da çok soğuk battaniye altında titredik.
Ne yapacağımızı bilemedik. Geçen hafta sen eşinle sokakta şeker falan vermiştiniz benim çocuklara. Ben gördüm onu camdan bakarken, merhametlidirler diye düşündüm. Başka yere gitmeye çekindim, size geleyim dedim. İzin verin biraz ısınsın çocuklar sonra giderim”. Fatma ablamızın eşi yok. Temizlik yapıyor, çevremizdeki apartmanlarda merdiven yıkıyor. Hatta Kurban bayramında bana da gelmişti, evimi temizlemişti. Ağzı dualı, gözü tok, kimseye el açmak yok. Eee tabii ev kira, iki çocukta okuyor okulda.

Kolay değil yetmemiş, iki masum soğukta titremiş. O anlattı, benim içim ya-ndı. Çok uzatmasın dedim hemen eşime seslendim. Sofra kuralım size dedim. Nasılsa yarın cumartesi bize iş de yok, çocuğumuzda yok. Eşim çıktı gece açık fırından sıcak ekmek almış. Bir de birkaç bir şey. Kurduk sofrayı, doyurduk pembe yanaklı çocukları. O küçük çocuklar, öyle yediler ki neredeyse benim kadar. Ya tatlı geldi, ya da aç kalmışlar belli. Mutfakta eşim dedi ki: “Ben babamlara gideyim, sende misafir et bu akşam, yarına her şey olur inşaallah tamam.” O atladı arabaya, babasına gitti Mudanya’ya. Bende diyordum, 5 yıl önce misafirlik çarşaf yorgan niye aldım?
Kim gelecek , kim bizde geceleyecek? Kısmet işte. Bereket geldi evimize. İki kardeş yan yana, annesi de uyudu karşılarında. Ben neredeyse sabaha kadar onları seyrettim uzaktan. Bir ara dalmışım 5 dk. sıçradım rüyamdan. Bir gülümseme aldım ve-fat etmiş babamdan. Bu kadar gördüm. Eve geldi, güldü gitti. Birkaç saniye idi hepsi.

Uyanınca ağladım, kucağımdaki battaniyeye sarıldım. Sabah ki kahvaltıyı, sonra gün içinde yaptıklarımızı yazmayacağım size. O kadarı da sır kalsın bizde. Ama sonucu bilin. Fatma abla mutlu, yuvası kurtuldu.

Şimdi evi sıcacık, bir şeyler yaptık işte 15-20 arkadaş ile birazcık. Komşulara da çaktırmadık. Kimseyi de utandırmadık. Ama şimdi yazınca bunları, içim yine yandı. Ya uyusaydık ya da evde olmasaydık ve kapıyı eşim açmasaydı…

Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.